Selin Alper

Selin Alper
@SelinAlper
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler
Puan vermedi·224 syf.··
2023 12. kitabı
·
1096 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 00:00
Bu kitabı okumanın yaşı ve de cinsiyeti yok. Şahane insanlar. Şahane hikayeler. Şahane çizimler. Biz kızımla uzun zamana yayarak her bir kişi ve hikayeyi ayrı zamanlarda okuduk. Okuduktan sonra internetten araştırma yaptık, gerçek fotoğraflara göz attık, ilgili videoları izledik, kişilerin hikayelerini daha detaylı okuduk ve üzerinde konuştuk. Beyaz atlı prensini bekleyen cinsiyetçi masallarla büyüyen bir nesiliz, halen toplumun büyük bir kısmı için aynı şey geçerli. Bu kitap bir çoğunu tanıdığımız, bir kısmını ise daha önce hiç duymadığımız, zorluklara karşı gelmiş başarı hikayeleri ile dolu. Hepsi de çok ilham verici. Bazı yorumlarda bu hikayelerin kitapta fazla yüzeysel verildiğini söyleyenler var. Evet öyle tabii, ama aksi olsaydı zaten böyle bir kitap olmaz, biyografi kitabından öteye gidemezdi. Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler ise kelimenin tam anlamıyla masal tadında, kısa ama vurucu başarılı kadın hikayeleri. Çok şahane, çok tavsiye
Asi Kızlara Uykudan Önce HikayelerElena Favilli · Hep Kitap · 20171,069 okunma
Reklam

Selin Alper

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.··
1096 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 00:00
·
2023 12. kitabı
Elena Favilli
8.7/10 · 1.069 okunma
Sırça Fanus
7/10
·256 syf.··
2023 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 17:36
Çok zorlanıyorum bu kitaba iki satır duygularımı yazabilmek için. Kitabın ilk baskısının 1963 senesinde yapılmış olması, yazarın kitabı o dönemde başka bir isim altında yayımlatmış olması, kitabın kurgu değil, yazarının kendi yaşam öyküsünden yola çıkılarak yazılmış olması, ve kitap yayınlandıktan 1 ay sonra yazarın planlı bir şekilde intihar etmiş olması. Sylvia Plath kesinlikle yaşadığı döneme ait bir kadın değil. Yazım dili ve yazım şekli çok cesurca. Kadınların özellikle o dönemde ve halen pek çok kesimde kendilerine model olarak benimsediği, daha da ötesi başarmak için uğraştığı hayat tarzının kendi yaşam hedefleri ile nasıl ters düştüğünü, ve ancak bu noktada hayattan nasıl da koptuğunu anlıyorsunuz kitabı okurken. İyi bir koca bulmak, çocuk yapmak, kocaya ve eve sınırsızca hizmet etmek, bu süreçte günden güne değersizleşmek, erkeğin ise ikinci bir hayatının dışarıda devam ediyor olması vb… Bütün bunlar “‘Sırça Fanus’ un içinde olmak” metaforu ile bütünleşiyor; “SIRÇA FANUSUN İÇİNDE ÖLÜ BİR BEBEK GİBİ TIKILIP KALAN İNSAN İÇİN DÜNYANIN KENDİSİ KÖTÜ BİR RÜYADIR.” “Sessizlik bunaltıyordu beni. Sessizliğin sessizliği değildi bu. Benim kendi sessizliğimdi.” “Sonra koridor sessizleşmişti ve ben yatağımda, gözlerimi beyaz tavana dikmiş sırtüstü yatarken sessizlik büyüdü, büyüdü, bir an geldi kulak zarımın sessizlikten patlayacağını sandım. Sonra telefon çaldı.” “Birlikte kusmak kadar insanları birbirine yakınlaştıran bir şey yoktur.” “Yer inanılmaz derecede güvenli gelmişti. Zaten düştüğüm ve daha fazla düşemeyeceğimi bildiğim için rahattım.” “Eğer birinden hiçbir şey beklemezsen hayal kırıklığına uğramazsın.” **** Nasıl da yeni nesil kişisel gelişim kitaplarından fırlamış gibi, değil mi? :) “Erkek bir eş, kadınsa sonsuz güvence ister. Ve erkek geleceğe bir ok,
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Karıncanın Su İçtiği
8/10
·508 syf.··
2023 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 22:52
“Deniz o kadar durgun, o kadar durgundu ki karıncalar su içerdi.” _____ Karadeniz balıkçı deyimi Serinin ilk kitabına göre çok daha keyifle okudum. Karakterlerin her birinin apayrı hikayeleri ortak bir noktada, bir mübadele adasında yeniden kurulmaya çalışılan bir hayatta kesişiyor. “Ben niçin yüzlerce yıllık yurdumu bırakayım da bilmediğim, tanımadığım bir yere gideyim. Gurbet ele. Buna karşılık hiç kimse bir şey söylemedi. Bir sebep gösterseler ağrıma gitmezdi. Ancak birkaç kişi bana dedi ki, Lozanda bütün Avrupanın verdiği bir karardır bu. Gideceksiniz, gider gitmez de dönerseniz, oradan gelenler de tez günde geri dönecekler.” “Her iki ordu da aynı anda şehre girebilirlerdi. Şehir halkı, Müslüman Kürtler, Türkler, Hıristiyan Ermenilerdi. Rus orduları girerse Müslümanların, Osmanlı orduları girerse Ermenilerin hali dumandı. İkisi birden girseler, şehir ayakaltı olacak, taş üstünde taş, gövde üstünde baş kalmayacaktı. Bu bir dünya savaşıydı. Sorumlusu da insanlıktı.” “- Kiliseyi yıkıyorlar. - Yıkarlar. - Nasıl? - Kiliseyi satın almış Hacı Remzi, elinde tapusu var. - Ne gülüyorsunuz be! Kilise de cami gibi Allahın evi değil mi, bir minare dikerdik, olur biterdi. - Olur biterdi ya adam satın almış, yıkacak. Kapı gibi tapusunu gösterdi. - Camilerin de tapusu var mı?” “Kazdağıdır. Biz Rumlar ona İda deriz. Tanrılar orada otururlarmış.” Not: 2023 için Yaşar Kemal kotamı doldurdum. Son 2 kitap seneye
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma