!! Spoiler!!
"Kokarsa gelmezler"
"Onlara baş kardıran herkesi vurdular, attılar kuyuya ölülerini. Öyle ki şimdiki insanlar bir süre sonra seslerini bile çıkarmamaya ve kaderlerini beklemeye başladılar. Onlar da benim gibi caresiz, onlarda benim gibi ümitsiz... "
Bunlar kesinlikle kitabı özetleyen sözler olmuş. Kitabı beğendim. İnsanlığın nasıl öldüğünü, cahilliğin nelere yol acabileceğini, devletin el atmadığı yerlerde yozlaşmış insanların zayıf insanlara nasıl muameleler uygulayabileceklerini anlatan çok güzel bir romandı benim için. Ancak şu eleştiriyi de yapmam gerekir ki herşeyin bittiği ve mutlu son diyebileceğimiz kısım çok yarım kalmış. Keşke yazar birkaç özel bölümle o boşluğu doldursaydı. Ayrıca kitapta bazı gerçek dışı unsurlara da yer verilmiş. Örneğin, hapise giren kişilerin kimse tarafından savunulmayacağı ve savunana da cezai yaptırımın olacağı tamamen saçmalıktır. İnsan hakları tarafından bakacak olursak herkes davalı veya davacı olarak adil bir şekilde yargılanılır ve savunmaları yapılır. Özel sektördeki avukatlar ise kendi savunacakları insanları seçebilir. En kötü durumda kamu avukatı bu kişilere devlet eliyle atanır ve savunmaları yapılır.
Açıkçası bu yazarın "bilinmeyen bir kadının mektubu" kitabını aşırı beğenmiş biri olarak bu kitabı beni hiç tatmin etmedi. Ancak yinede okunabilecek ve kitabın içerisinde kendinize ders çıkarabileceğiniz yerler var. Kitapta sürekli dışlanma korkusuyla hareket eden bir kadın görüyoruz. Başkalarının ne düşündüğünü kendi duygu ve düşüncelerinden daha ileride tutup tutkusunu bile belirtmeye çekinen bir karakter kendileri. Yazarın bahsettiğim diğer kitabındaki gibi bu kitabında belirli bir sonu yok. Sonu siz kendiniz yazıyorsunuz ve yargılamaları da kendi başınıza yapıyorsunuz. Kitap her şeyi ile birlikte çok kafa yoran tarzda betimlemeleri olan bir kitap değil. O sebeple kafa dağıtmak için okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitaplığımda öylece kenara attığım ve saçma bir kitaptır diye düşünüp bir süre önce can sıkıntısından okumaya başladığım bir kitabın beni kendine bu kadar çekebildiğine inanamıyorum. Benim kadar aşk konusunda duygusuz birini bile üzen ve kitabın son kısımlarındaki olaylarda hıçkırarak ağladığım, kendimi o kadının yerine çokça koyduğum bir kitap oldu benim için. Sonu tatmin etmedi beni ama zaten böyle bir durumda gerçek hayatta o kişinin böyle davranacağını tahmin etmiştim. Yine de bu kitabı okuyun, okutturun. Asla pişman olmayacaksınız.
Benim lise çağlarımda okuduğum ve bana geçmişi çağrıştıran bu kitabı bugün set olarak satın aldım. Açıkcası şuanki duygu ve düşüncelerimle bu kitabı asla alıp okumazdım. Çünkü bu kitap baya baya ergen kitabı. Erdinç karakteri güçlü, vurdum duymaz, narsist ve bencil bir karakter. Kızın saçını çekmesi, sürekli ama sürekli bağırması, aşırı kıskanç olması da cabası. Asya ise habire her şeye ağlayan ve herşeyden korkan bi tip. Kısacası eğer şuan okuyacak biri varsa ancak ergen ise bu kitabı okumasını tavsiye edebilirim. Diğer türlü çok da okunacak bir kitap değil.