Tanrıya inanıyor olabilirsiniz. Belki de hayatınızda Tanrının varlığını hissediyorsunuz. Ancak Freud'un, Tanrıya olan inancınızın nereden geldiğine dair bir açıklaması vardı. Tanrı var olduğu için ona inandığınızı düşünüyor olabilirsiniz, ama Freud çok küçük bir çocukken hissettiğiniz korunma ihtiyacını hâlâ hissediyor olduğunuz için Tanrıya inandığınızı düşünüyordu. Freud'a göre bütün uygarlıklar, bir yerlerde, karşılık bulmamış korunma ihtiyaçlarınıza cevap olacak güçlü bir baba figürünün bulunduğu yanılsaması üzerine kurulmuştu. Bu bir hüsnükuruntuydu: Tanrının var olması gerektiğine dair kalbinizde büyük bir arzu taşıdığınız için, onun gerçekten de var olduğuna inanırsınız. Bunların hepsi, çocukluğunuzun erken döneminde ortaya çıkan, bilinçdışı korunma ve bakılma arzusundan ileri gelir. daha az
Böyle Dedi Zerdüşt kitabında Nietzsche, Übermensch ya da "Üst-İnsan" hakkında yazmıştır. Kitapta geleneksel ahlâkî kuralların kendini engellemesine izin vermeyen, onların ötesine geçip yeni değerler yaratan, gelecekteki hayali bir kişiden söz ediyordu. Belki de Charles Darwin'in evrim teorisinden etkilenerek, Übermensch'i insanlığın gelişimindeki bir sonraki adım olarak görmüştür. Bu bir parça endişe vericidir, çünkü kendilerini kahraman olarak görenleri destekliyor ve başka insanların çıkarlarını düşünmeden onların akıllarına eseni yapmalarını istiyor görünür. Daha da kötüsü, bu, Nazilerin Nietzsche'nin eserlerinden aldıkları ve üstün ırk hakkındaki çarpık görüşlerini desteklemek için kullandıkları bir fikirdi, ancak birçok araştırmacı Nazilerin Nietzsche'nin gerçekte yazdığı şeyi çarpıttığını iddia eder.
Darwin'in döneminde aşağı yukarı herkes, insanların diğer hayvanlardan çok farklı olduğunu düşünüyor ve onlarla uzaktan akrabalık fikrini çok saçma buluyordu. Darwin'in fikrinin delice ve şeytan işi olduğunu düşünen çok insan vardı. Bazı Hıristiyanların, Yaratılış Kitabında, Tanrının bütün hayvanları ve bitkileri altı günde nasıl yarattığını anlatan hikayenin gerçek olduğuna inançları tamdı. Tanrı, dünyayı ve içindeki her şeyi tasarlamış ve her şeye ebediyen ona uygun olacak yeri vermişti. Bu Hıristiyanlar, hayvan ve bitki türlerinin Yaratılıştan beri aynı kaldığına inanıyordu. Bugün bile evrimin bizi bulunduğumuz noktaya getiren süreç olduğuna inanmayan insanlar vardır.
Herkese layığına göre davranacak olursan kim kırbaçtan kurtulabilir ki? Onlara kendi şeref ve payenize göre davranın; ne kadar azına değseler de o kadar fazla vermek sizin ihsanınızdır.