"Artık uyumayın, Macbeth uykuyu öldürüyor!" diye bağırdı. Masum uyku; cefa tarazlarını düzelten, her günün yaşamını sona erdiren uyku; sıkıntıların, güçlükleri yıkanıp yorgunluk giderdiği su, zihin yaralarına şifa olan merhem, doğanın en büyük ikramı, yaşam denen ziyaretin baş yemeği...
Büyükbabam evin içinde hazine avı oynamaya bayılırdı, gerçek hediyeme giden ipucu zincirleri. Her hazine avı, ödülüm alacağımı temin eden bir karakter ve erdem sınavıydı. Ve sınavlar asla kolay olmazdı.
Bir gemiciydi artık Recep, vardiyada... Uzakları gözlemesi gerekiyordu. Gözü ilerde olmalıydı gemicinin. Geride olanları bağışlamazdı şu acımasız Karadeniz.