“Tanrım! İnsanoğlunun kaderi bu mu? Aklını kaybetmeden önce mi mutluydu, kaybettikten sonra mı?”
Zavallı adam!
Ama yine de senin kaderini kıskanıyorum. Kurbanı olduğun deliliği kıskanıyorum. Prensesin için mutlu bir şekilde çiçek arıyorsun -kışın ortasında- ve bulamadığın zaman üzülüp neden yetişmediklerini anlamıyorsun.
Kaderime isyan etmiyorum Wilhelm. Hayatın çiçekleri hep hayali. Kaç tanesi solup gidiyor da arkasında hiçbir iz bırakmıyor -pek azı meyve veriyor- ve meyveleri de nadiren olgunlaşıyor. Yine de yeterince çiçek var.
Bana kimseye inanmamam,kimseye güvenmemem gerektiği öğretilmişti çünkü hiç kimse, ne rahip kıyafeti giymiş bir adam, ne cübbe giymiş bir yargıç, ne de gökteki Tanrı güvenilirdi.