Seni ne kadar mesut etmek isterdim. Nasıl en büyük bedbahtlığı benim yüzümden çektin. Senin istikbalini, gençliğini nasıl mahvettim. Niye bir an evvel ölemedim. Ölüm acısı -malum ya- çabuk unutulurdu. Sitem etmiyorum, ters anlama kuzum karıcığım. Senin ne olacağını düşündükçe ölmek istiyorum sadece.
Seni şimdiye kadar çok üzdüm. Sen müşahhas bir saadet kaynağı olarak benim yanıbaşımdayken ben zaman zaman bunu göremeyecek kadar kör oldum. Bütün hırçınlıklarım, haksızlıklarım, kavgalarım için senden af diliyorum. Ve böyle bir günde beni affedeceğine, beni yeni doğmuş bir çocuk gibi tertemiz ve günahsız kabul edeceğine eminim.