Selma AYHAN

Selma AYHAN
@Selmaayhan
Reklam
Bakmayı kestim, geçide sırtımı döndüm. Bileğimden ılık bir şey akıyordu. Gözlerimi kırpıştırınca, hala yumruğumu ısırmakta olduğumu gördüm; hem de eklem yerlerini kanatacak kadar. Bir şey daha fark ettim. Ağlıyordum. Köşenin öteki yanından Assef’in hızlı, ritmik hırıltıları geliyordu. Bir karar vermek için son bir şansım daha vardı. Kim olacağıma karar vermek için son bir fırsatım. O çıkmaz sokağa girebilir, Hasan’ı kurtarmak için o oğlanların karşısına dikilir (tıpkı Hasan’ın benim için defalarca yaptığı gibi) ve başıma geleceklere katlanırdım. Ya da kaçardım.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Geçit bir sürü çerçöple, moloz yığınlarıyla doluydu. Patlak bisiklet lastikleri, etiketleri soyulmuş şişeler, yırtık dergiler, sararmış gazeteler, kırık tuğla parçaları, devrilmiş beton direkler. Bir duvarın dibine yan tarafı delik, paslanmış bir demir fırın atılmıştı. Ama bütün bu döküntünün içinde, gözlerimi ayıramadığım iki şey vardı: Biri, demir fırının az ilerisine duvara yaslanmış olan mavi uçurtma, bir de Hasan’ın kırık kiremitlerden oluşan bir öbeğin üzerine fırlatılmış kahverengi, kadife pantolonu.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz. İnsan muhitin bayağı, manasız, soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda verir. Sayfa:17
Sayfa 17·Kitabı okudu