Kongreye çağrı genelgesi, askeri ve sivil makamlara şifreli olarak gönderildi. Bundan başka, İstanbul'da bulunan kimi kişilere de gönderildi. Ama bu kişilere ayrıca bir de genelge niteliğinde mektup yazdım. Mektup yazdığım kişiler şunlardı: Abdurrahman Şeref Bey, Reşit Akif Paşa, Ahmet İzzet Paşa, Seyit Bey, Halide Edip Hanım, Kara Vasıf Bey, Ferit Bey (Nafıa Bakanı idi), Sulh ve Selamet Fırkası başkanı Ferit Paşa (sonradan Harbiye Bakanı oldu), Cami Bey, Ahmet Rıza Bey.
Bu mektupta söylediğim noktaları özet olarak yeniden bildireceğim:
1) Yalnız mitingler ve gösteriler, hiçbir zaman büyük amaçları kurtaramaz.
2) Bunlar, ancak ulusun eylem olarak, ulusun bağrından doğan ortak güce dayanırsa kurtarıcı olur.
3) Gerçekten acı olan durumu öldürücü biçime sokan en etkili faktör, İstanbul'daki karşı akımlar ve ulusal amaçları yıkıcı bir biçimde dayanıksız bırakan siyasal ve ulusal olmayan propagandalardır. Bunun cezasını, yurdumuza ettiği kötülüğü, pek çok örnekle görmekteyiz.
4) Artık İstanbul, Anadolu'ya egemen değil, bağlı olmak gereğindedir.
5) Size düşen özveri pek büyüktür.