Albert Camus, Düşüş ile bizi bir roman okumaya değil, kendi karanlığımızla yüzleşmeye davet ediyor. Jean-Baptiste'nin söylediği her cümle aslında modern insanın 'sahte erdem'ine indirilen bir darbe..
Kitap şu felsefi zemin üzerine kurulu: Hepimiz yargıcız ama aynı zamanda hepimiz suçluyuz..
Ona göre masumiyet sadece bir yanılsamadır ve başkalarının yargılama isteğimiz aslında kendi suçluluk duygumuzu bastırma çabamızdan başka bir şey değildir.
Düşüş aslında yükseklerden -yani kibirden- aşağıya -yani gerçeğe- yapılan bir yolculuğun öyküsüdür.
"İnsan, sadece kendisini sevmekten yorulmayan tek hayvandır."