Sartre bu kitabında varoluşçuluğunu herkesin anlayabileceği düzeyde aktarmaktadır. Varoluşçuluk felsefesinde en çok ilgimi çeken pratik hayatta sıklıkla karşılaştığımız öğüt verecek kişiyi seçme olayıdır.
Sartre 'a göre her seçimimizde özgürüz. Dolayısıyla birisinden öğüt aldığımızda da özgürüzdür. Bunu da şöyle açıklar; öğüt verecek kişiyi seçtiğimizde aslında almak istediğimiz cevabı verecek kişiyi seçeriz. Basitçe ben bi şeyi yapmak istiyorsam ve bu konuda birine danışacaksam beni destekleyecek bir kişi ile konuşurum. Bana öğüt verdi ve o yolda ilerledim değildir aslında bu. Ben kendi seçimimde ilerliyorumdur.
Eylemeye başladığımız anda seçimler yapmaya başlarız. Hatta seçim yapmamak da bir seçimdir. İnsan seçimleriyle kendini kurar ve özünü elde eder.