Zaten biz insanlar mutsuz olmadan başkalarının mutsuzluğunu anlamayız, acıyı tatmadan başkalarının acısını paylaşamayız. İşte ancak başımıza geldiği zaman duygular derinleşip fikirler inceliyor.
Böylesine bir mutluluk insanı nasıl da güzelleştiriyormuş! İnsanın kalbi sevgiyle dolup taşıyormuş!
İnsan yüreğindeki bu coşkunluğu başkasının yüreğine de bulaştırmak, her şeyin neşeyle dolup taştığını, kahkahaya boğulduğunu görmek için can atıyormuş! Mutluluk nasıl da bulaşıcı !
Harikulade bir geceydi. Gençlik çağlarımızdaki geceler gibi muhteşemdi. Gökyüzü yıldızlarla donanmış ve öylesine parlaktı ki insan bakınca kendi kendine "Böylesine güzel bir gökyüzünün altında nasıl olur da aksi, kaprisli insanlar yaşar?" diye sormadan edemiyordu. Bu soruyu da zaten ancak gençler sorabilirdi. Tanrı, herkesin gönlüne ve aklına defalarca bu soruyu düşürür umarım!