Uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm. Dünya ile arama uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir olmaz sonunda.
Sanki onunla göz göze gelemediğim için anlattığı şeyleri de anlayamıyor ,unutuyordum.Onunla konuşmak, ona yakın olmak için durdurulmaz bir istek duydum.
İçinde keyif barındırmayan hayalleri ben de sevmiyorum.
Hayaller mi, yoksa keyif alabilmek mi? Birini seçmek zorunda olsam ben de keyfi seçerdim. Ancak hayal kelimesini duyduğumda bile kalbim hâlâ pır pır ediyor. Bir hayale sahip olmadan yaşanan hayat gözyaşları olmadan yaşanan hayat kadar ruhsuz olurdu. Gerçi Hermann Hesse'nin yazdığı Demian adlı kitapta şöyle diyor: 'Sonsuza dek süren hiçbir hayal yoktur. Herhangi bir hayalin yerini yeni bir hayal alır. O yüzden hiçbir hayal saplantı yapılmamalıdır.."