Düşünmekten ziyade eyleyen insanlar, ne denli ahmak olursa olsunlar önlerinde bir yol olduğunun farkındadırlar. Önemli olan, yolun nereye gittiği değil, böyle bir yolun bulunmasıdir.
Fakat insanlar sistemlere, bazı soyut kavramlara o denli bağlıdırlar ki, sadece mantiklarini haklı çıkarmak için gerçekleri göz göre göre değiştirmeye, gözlerini kapayip kulaklarını tıkamaya razıdırlar.
Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını
yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var
göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İn-
cecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin.
Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir
keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce
bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı,
yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir
engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür
hanım?