dağları yeniden dizsen, göğü yeniden kursan; üzümleri, incirleri, zeytinleri yeniden yeşertsen de bir daha onları asla doyuramayacaksın. nil'in kırbacıyla bahçelerini tarumar etsen, işret meclislerini yerin dibine geçirsen de işe yaramayacak. yerin dibinden seni inkâr etmeye devam edecekler. o kadar uzun sustun ki yalnız seni değil, senden önceki tanrılarını, senden sonraki tanrılarını, seyyahların getirdiği günübirlik tanrıları, evlerin kapılarını süsleyen tanrıları, kayıp çocukların tanrılarını unuttular.
şuncacık nil'i şehir mezarlığında yapayalnız bırakıp eve döndüğümüz gün aslı diğer bütün tanrıları elinin tersiyle kenara itti. ben onun kadar zayıf değildim. bütün tanrıları eve çağırdım