tekrar mübarek'e döndük. durmadan bir şeyler soruyor, ve ben başıma geleceklerden habersiz hatırladıkça anlatıyordum:
- bir gece hep beraber otururken saat birdenbire çalmağa başladı. babam son derece öfkelendi. "anladık! diye bağırdı. sen de biliyorsun ki, param yok. şimdilik imkânsız. evi zor geçindiriyorum... eski zaman değil ki. ne diye sıkıştırırsın beni!"
- bunu mübarek'e mi söylemişti?
- evet. yani, galiba... bilmem!
- öyle olacak... çok enteresan bir vak'a... son derece tipik ve nadir bir vak'a. size teşekkür ederim, bilhassa teşekkür ederim...
Sayfa 105 - hayri irdal, doktor ramiz ile tanışması akabinde, mübarek diye isimlendirilen evdeki eski saat hakkında hatıralarını anlatırken·Kitabı okuyor