bu yorgun adamın yanındaki, alındaki saç çizgisi ile kaşları arasında anca bir parmak mesafe olan diğer zabitin ise, avına her an atılmak üzere oyuğundan başlarını çıkartmış birer müren balığı misali ama daha çok, iki kıçlı bir tavuk tarafından aynı anda yumurtlanmakta olan iki yumurtaya benzer gözleri, tıpkı fotoğraf makinesi objektifi gibi, adetå dünyaya tamamen açık, ama hemen gerisindeki karanlık kutuya sanki büsbütün kapalıydı.
bir ada seç kendine, sen söylemeden kımıldamasın. şarabını kendin yap gençliğinin kanından, bütün hatırladıklarından. teninden yanığı geçmemiş olsun eski yazıların. ay iste.