Beynin deneyime dayalı olarak kendini yeniden yapılandırmaya devam etme eğilimine nöroplastisite deniyor." Mesela taksi sürücülerinin Londra'da ruhsat almak için Bilgi adı verilen çok zor bir sınava girmeleri, bu sınav için Londra haritasının tamamını ezberlemeleri gerekiyor. O yüzden Londralı bir taksiciyi beyin taramasına soktuğunuzda, onda beynin uzamsal farkındalıkla ilişkili kısmı sizde olduğundan çok daha büyük çıkıyor. 142 Taksicinin doğuştan farklı olduğu anlamına gelmiyor bu. Hayatında beynini farklı kullandığı anlamına geliyor.
Biyofili biz insanların varoluşumuzun büyük kısmını geçirdiğimiz alanlara ve etrafımızı sarıp varoluşumuzu mümkün kılan doğal hayat ağına duyduğumuz doğuştan gelen bir sevgi olarak tanımlanıyor. İçinde yaşamak üzere evrildikleri doğal ortamlardan yoksun kalan hayvanların hemen hepsi rahatsızlık yaşıyor. Bir kurbağanın karada yaşaması mümkün-ama sersefil olup pes edecektir. İnsanlar neden bu kuralın istisnası olsun ki, diye düşünüyor Isabel. Etrafımıza bakıp, "Doğal ortamımız bu yahu!" diyor.
Anket yapıp insanlara hayatta en önemli unsurun ne olduğunu sorduğunuzda, ilk iki sırayı hemen her zaman kişisel gelişim ve ilişkiler alıyor. "Ama bence insanların depresyona girmesinin bir nedeni, toplumumuzun insanların içsel değerlerine destek olacak hayat tarzlarına, işlere sahip olmasına, ekonomiye ya da mahallelerine iştirak etmesine yardımcı olacak şekilde tertip edilmiş olmaması.
Bir şeyi kendisi için değil de bir sonuç elde etmek için yaptığınızda kendinizi ânın hazzına bırakamıyorsunuz. Sürekli kendinizi gözlemliyorsunuz. Egonuz kapatamadığınız bir alarm gibi çığlıklar atıyor.