Her şey sonsuza dek sürecek sanıp öyle yaşıyoruz – en azından sen öyle yapıyorsun – ve geriye dönüp bakmadıkça, asıl önemli şeylerden çok nadiren bahsettiğimizi görüyoruz.
Bütün bu kelimeler, bu binlerce kelime, hiçbiri de asıl gerekenler değil; gerçekten anlamı olabilecek, hatta bir şeyleri değiştirebilecek kelimeler bir avuç. Ve yine, bu kez daha bile acil bir taraftan: İnsanlar değişebilir mi, yoksa şimdiden çok mu geç, her zaman çok mu geçtir? Yoksa her şeyin mümkün olduğu dar bir aralık daha var mıdır hep?