Uyumuyorduk artık, çünkü hüznün saatiydi yatağımız
Ve birer değnek gibi büküyorduk akreple yelkovanı,
Ve onlar hızla geriye yaylanıp kırbaçlıyorlardı zamanı kan gelene kadar,
Ve sen, gittikçe bastıran günbatımıyla konuşuyordun,
Ve ben, on iki kez sen diye seslendim sözcüklerinle ördüğün geceye,
Ve gece açılıp, öylece kaldı,
Ve ben, bir gözü onun kucağına bırakırken, ötekini senin saüçlarına taktım.
Ve ikisinin arasından açık damarı uzattım fitil yerine
Ve genç bir şimşek yüzerek uzaklaştı.
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları