Kitap insanı sarsıyor.
“Bir insan üst üste bu kadar acıyı yaşayabilir mi?” diye düşündürüyor.
Daha da ağır olan ne mi?
Bu hikâyenin gerçek hayat deneyimlerinden izler taşıması.
Bu kitap, bir veda mektubu mu, yoksa anlaşılma çabası mı? diye düşündürdü bana.
Kimse Esther’ın içindeki çöküşü, dışarıdaki başarının arkasından göremedi. Ve ilk başarısızlığında adeta hayattan koptu.
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
O kadar ters köşe bir finaldi ki;
kitabın sonunda sanki biri düşüncelerimin yerini değiştirdi.
Altını çizdiğim her cümlenin üstüne sessizce şunu yazdı:
“O kadar da emin olma.”
-Ruh halimiz, kaygılarımız, hatta kararlarımız bağırsakta başlıyor olabilir.
- Bağırsaklarımız sadece sindirim değil, beyinle kesintisiz iletişim içinde.
- Mikrobiyota, yani bağırsak florası; yaşam boyu fiziksel ve psikolojik sağlığımızı etkileyen bir "gizli ordu".
- Doğum şekli, anne sütü, antibiyotik kullanımı, beslenme şekli gibi erken yaşta alınan her karar bu sistemi şekillendiriyor.
- Bağırsakta denge bozulduğunda sadece mide değil,
ruh da bulanıyor.
- "İç ses" dediğimiz şey belki de bağırsağımızın bize
fisiltisidir...
Matt Haig bu kitapta, kafası karışık ama umut arayan hepimize içten bir dost gibi sesleniyor; hem dertleşiyor hem yol gösteriyor hem de kendi deneyimlerini paylaşarak "yalnız değilsin" diyor.