"Akıl, fikir dalgıcı. Kalp sahiline çıkartmak için denize, marifet incileri için dalar. Lisan tercümanının simsarı da o incilere seslenir. Böylece iman nefesleri ve hüsn ü taat ile Allah'ın isminin yüceltilmesine izin verdiği evlerde akar."
Her imtihan bir hikmet değil miydi?
Kişi imtihan olarak bellemezse,
hikmet sirrini göremezdi.
Dünya büyük bir sahra değil miydi?
Burada da beklemiyor muyduk?
Hüzünsüz neşe ve darliksiz bolluk olur muydu?
Ya sinavsiz kul?
Asla!