Charles Dickens'ın tüm zamanların en çok satan kitabı, İki Şehrin Hikayesi..
Roman Fransa'da 1700'lü yılların sonunda başlayan devrim ile Paris'in karanlık atmosferini ve aynı zamanda her şeyin güllük gülistanlık olduğu, insanların huzur içinde yaşadığı Londra şehrini konu alır.
Bu yıllarda başlayan Fransız Devrimi ile mutlak monarşi (kral ve kraliçe) yıkılır ve yerine Cumhuriyet kurulur. Ülkede soylu kişilerin giderek güçlenmesi ve alt tabakadan sayılan, kırsalda yaşayan vatandaşların durumunun kötüleşmesi, yiyecek bir parça ekmek bulamayacak konuma gelmeleri, onları örgütlenmeye ve isyana sürükler. Her gün soylular tarafından gördükleri zulümlere artık dayanamayan halk bilinçlenerek yönetime baş kaldırır. Ancak bu başkaldırma çok kanlı olacaktır. Halkın eline geçen her türlü kesici alet onlar için Cumhuriyeti temsil edecek hale gelir. Sonradan giyotin denilen fettan dilber yardımlarına yetişecek ve daha çok can isteyen halkın yüreğine su serpecektir. Soylular her ne kadar mahkemede yargılansa da burada mahkeme semboliktir, çünkü her halükarda soylu yaptıklarının bedelini canıyla ödemek zorundadır.
Roman kahramanlarından Charles Darnay Fransa'da sözü geçen soylu ailelerden birinden gelir. Ailesinin yaptığı zulümler herkesin dilindedir ancak ne var ki Charles bu duruma dayanamaz, onun iyi yüreği ve nahifliği soyadını ve ailesini reddetmeye iter. Londra'ya gider ve orada kendine bir aile kurar ancak bu huzurlu yaşamı çok da uzun sürmez.
Charles'ın kayınpederi Doktor Manette uzun yıllar sebebini asla bilmediği bir sebepten uzun yıllar bir hücrede tek başına hapis yatar. Oradan çıkarıldığında akli dengesi yerinde değildir. Doktor Manette'in Charles ile olan ilişkisi ise yürek dağlayan türdendir.
Charles Dickens Fransız Devrimi'ni tüm dehşetiyle ortaya koyar. Anlatım