Güzel kızlar, kahverengi, siyah, gri saçlı parıltılı kadınlar; delikanlılar, yapılı erkekler ve yaşlılar; soylular ve köylüler; hepsi her gün leş gibi zindanların karanlık mahzenlerinden gün ışığına çıkarılıp, Giyotin hanıma, o bitmek tükenmek bilmez susuzluğunu gidersin diye kırmızı şarap niyetine ikram edilmek üzere sokaklardan geçirilip götürülüyordu.
Giyotin, dönemin en popüler espri malzemesi olmuştu; baş ağrısına en iyi gelen şey olduğu, saç beyazlamasını kesin biçimde engellediği, insanın cildine gözle görülür bir incelik kattığı söyleniyordu; hatta sinekkaydı tıraş yaptığı için ona "Milli "Ustura" lakabı bile takılmıştı.