-Yaşamının efendisi olan insan ölümünün de efendisidir.
-Bir alıntı mı bu yoksa? diye sordum ona.
-Kuşkusuz. Alıntılardan başka ne kaldı geriye. Dil bir alıntılar dizgesidir.
Sayfa 113 - "Yorgun Bir Adamın Düşülkesi" adlı öyküden·Kitabı okudu
Benim yakın geçmişimde insanlar saftı, üreticisi bir malın iyi olduğunu söyleyip duruyorsa buna inanırlardı. Herkes paranın daha çok mutluluk, daha çok gönül rahatlığı getirmediğini bilmez değildi, yine de bol bol hırsızlık oluyordu.
Sayfa 112 - "Yorgun Bir Adamın Düşülkesi" adlı öyküden·Kitabı okudu
Hiç kimse iki bin kitap okuyamaz. Yaşadığım dört yüz yıl boyunca okuduğum kitaplar yarım düzineyi geçmez. Zaten önemli olan okumak değil, yeniden okumaktır. Şimdi batmış olan basımevleri insanoğluna en büyük kötülüğü yaptı, ve gereksiz metinleri baş döndürücü bir hızla çoğalttı.
Sayfa 142 - "Yorgun Bir Adamın Düşülkesi" adlı öyküden·Kitabı okudu
Bir Yunan asker beni düelloya davet etti ve iki kılıçtan birisini elime almaya zorladı. Biri ötekinden bir yumruk kadar uzundu. Beni utandırmak istediğini kavradım, kısa olanı seçtim. Niçin böyle yaptığımı sordu bana. Yumruğumun yüreğine kadar olan uzaklığın aynı olduğunu söyledim.