Birbirine benzemeyen tek bir taşra köyü yoktur, kendini farklı sansa bile. Aynı toprak yollar, aynı çukurlar, at üstündeki adamı daha heybetli göstermek ister gibi aynı alçak evler.
Sayfa 92 - "Armağanlar Gecesi" adlı öyküden·Kitabı okudu
Hiç kimse sarıyı ya da siyahı ilk kez ne zaman gördüğünü ya da bir meyvayı ilk kez ne zaman tattığını anımsayamaz, çünkü o sırada henüz çok küçüktü ve uzun sürecek bir işe başladığını bilemiyordu.
Sayfa 91 - “Armağanlar Gecesi” adlı öyküden·Kitabı okudu
Zaman kadar, dünün, bugünün, geleceğin, tüm zamanların ve hiçbir zamanın bu dokusu kadar gizemli başka bir şey olmadığını kaç kez söylemişimdir kendi kendime.
Sayfa 84 - “There Are More Thıngs“ adlı öyküden·Kitabı okudu
Gençken güneşin batışı, kenar mahalleler ve mutsuzluk hoşuma giderdi; şimdi ise kentin sabahlarını ve dinginliğini seviyorum. Artık Hamletçilik oynamıyorum.