"Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin. Sen, kudreti nihayetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelal'in memluküsün. Öyle ise sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünki hayatı veren odur, idare eden de odur.
(İman ve Küfür Müv. 171.sh - Risale-i Nur)
"Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azab çekmektir." kaidesi sırrınca, siz, fıtratınızdaki Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfât ve esmasına sarfedilecek muhabbet ve marifet istidadını ve şükür ve ibadat cihazatını, nefsinize ve dünyaya gayr-ı meşru bir surette sarfettiğinizden, bil-istihkak cezasını çekiyorsunuz. Çünki Cenab-ı Hakk'a ait muhabbeti, nefsinize verdiniz.
(İman ve Küfür Müv. 169.sh - Risale-i Nur)
"Bunun içinde yeni bir şey var-katil, kurbanın dışında birisinden daha nefret ettiğini ima etmiş. "
Hardwick önemli bir şey kaçırdığını fark ettiği için kaşlarını çatarak, üstü kaplı nota şöyle bir baktı. "Kim? " diye sordu.
Gurney o günün ilk gülümsemesi eşliğinde, "Sen, " Dedi
"İnsanlar hayatlarında belli roller üstlenirler. Rollerin içerikleri -ya da senaryoları- genellikle bilinçsiz olup kişi tarafından seçilmemiş gibi görünse de tutarlı ve tahmin edilebilirler. "