“Başka yolu yok ki. Hep düşünüyorsun, daha fazla düşünüyorsun, hesap yapıyorsun, tahmin ediyorsun, diğer insanlara danışıp fikir alıyorsun...
Bu, geceleri uykunu kaçırıp gündüz vakti de gergin birine dönüşmene neden oluyor. Manzaraları seyrediyormuş gibi yaparken aslında tahmin ediyorsun, tahmin ediyorsun, sürekli tahmin ediyorsun. Sonra da endişeden perişan hale düşüyorsun.”
Sende, ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
sende, ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı
sende, ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli
ve bir avcı iştihasıyla etini dişlemek senin
Sende, ben, imkânsızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil..
Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile..