Sema

Sema
@Semanin
İstanbul Teknik Üniversitesi
5 Ağustos 2007
11 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·114 syf.··
2024 61. kitabı
Okuyucuya sanki hikayedeymiş gibi hissettiren üslubu ile takdire şayan bir kitap. Kitap kabaca bir adamın çocukluk ve gençliğinde yaşadıklarını anlatıyor. Babasının kahramanlıkları ve annesi ile olan ilişkisi de hikâyenin en sürükleyici kısımlarından. Kitabı okurken asla sıkılmadım. Bu mükemmel bir his. Hisler, düşünceler, üzüntü, aşk, heyecan, yorgunluk, çaresizlik ve bir sürü duyguyu hissettim kitabı okurken. “Sisler arasında beliren bir masal gemisi gibi hafızamda birtakım resimler, olaylar, insan yüzleri var. Bölük pörçük cümleler, gülüşmeler, hıçkırıklar.” Bu cümle geçmiş zamana dair hafızada var olan fakat düşünülmesi ve anlaşılması zor olan anılarla ilgili tam da hissettiğim şeyleri aktarmış. “ Hayat kitapla güzel.” Bu cümle hayatımızı kitaplarla, oradan alacağımız güzel bilgilerle şekillendirebileceğimizi ve hayatın ancak bunlarla güzelleşebileceğini anlatmaya çalışıyor. “Bizim sevdamız artık ahirete kalmıştır.” Bu cümleden ise gerçek dünyada sevdalısına kavuşamayan birinin ahirette ona kavuşabileceği umudu var. Bu hikayeyi okurken meneviş, lepiska, marşandiz, zahire, hamaylı gibi kelimeler dikkatimi çekti. Meneviş: Bir yüzeyde renk dalgalanması. Lepiska: (saç için) ipeğe benzeyen, uzun, sarı, yumuşak. Zahire: Gerektiğinde kullanılmak üzere saklanan tahıl. Hamaylı: Askısı bir omuzdan koltuk altına doğru çapraz geçirilen muska. Ardısıra, yarıbuçuk, bilirkişi gibi kelimelerin bitişik yazıldığını öğrendim. Sırt sırta ise ayrı yazılıyor. Aynı zamanda yazar film yerine ‘filim’, tren ‘tiren’, acayip yerine ‘acaip’ gibi üslubundan dolayı kelimeleri değişik yazmış. Kitap bende gerek betimlemeleri, gerek karakter psikolojisi gerek de aktardığı hisler ile iyi bir izlenim bıraktı.
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Kitap, Tepeköy isimli kendi kendine yetmeye çalışan, çoğu kişinin bilmediği ve göz ardı edilmiş olan bir köye dayısını ziyarete gelen bir doktorun gözlemleri ve tanıdığı kişilerle ilgili bilgi verilmesi üzerineydi. Sade bir üslupla yazılan kitabın okunması ve idrak edilmesi oldukça kolay olduğundan hızlıca bitti. Okurken sıkılmadığımı söyleyebilirim. Mustafa Kutlu’nun okuduğum kitaplarından yola çıkarak bir özelliğini söylemek isterim. Kitaplar beklemediğim sonlarla bitiyor. Bu kitapta da aynısı oldu. Yazarın betimlemeleri ve karakterize ettiği kişiler de hikâyeyi daha çok beğenmemi sağladı. Falçata, müstehzi, mukadderat, levazım, darbımeselle gibi kelimeleri ilk kez duydum. Falçata: Eğri biçimli kunduracı bıçağı. Müstehzi: Alay eden, alaycı. Mukadderat: Yazgı. Levazım: Gerekli olan şeyler, gereçler. Darbımeselle: Atasözü. Senlibenli, yüzüstü, başucu gibi kelimelerin bitişik yazıldığını öğrendim. Ambulans yerine ‘ambülans’ yazılması da dikkatimi çekti. Bu kitapla da kendime yeni şeyler katmış olmak gurur verici. Gerçekten de kitaplar en yakın arkadaşlarımızdır.
Zafer Yahut HiçMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20241,931 okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2024 65. kitabı
Kitap farklı farklı hikayelerin bulunduğu bölümlerden oluşuyordu. Kitabın dili yine sade ve akıcıydı. Kitap bana göre biraz sıkıcı olsa da okumasının kolay olması bunu problem etmememi sağladı. Kitap günlük diyaloglardan kelimeler içeriyordu. Mesela ağabey yazmak yerine abi demek. Aynı zamanda farklı yörelerin ağızlarından metinler vardı, bu da kitabın samimi bir kitap olmasını sağlıyordu. Türk kültüründen ögeler, sonunu tahmin edemeyeceğim hikayeler olması da ayrı tat katıyordu. Kitapta geçen birkaç imla kuralı, yeni öğrendiğim kelime ve beğendiğim bir iki sözü yazmak istiyorum. “ İyi de nerede o iyiliği yapacak olan, onlar hep en güzel atlara binip aramızdan ayrıldılar.” “Namertlik aldı yürüdü diye, mertlikten vaz mı geçeceğiz?” “Peki ben neredeyim? Var mıyım, yok muyum, gerçek miyim, değil miyim, asıl mıyım, imaj mıyım, cevher miyim, âraz mıyım, kök müyüm, gövde miyim, yaprak mıyım, meyve miyim, ağaç mıyım, orman mıyım, fert miyim, cemiyet miyim, neyim?” “Ay büyümez ise küçülür.”
Hüzün ve TesadüfMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20074,873 okunma