Tüm zamanınızı sıkıntılarla düşünerek geçirdiğinizde, kötüyü tekrar davet etmiş oluyorsunuz. Özellikle bunu farkında olmadan yapıyorsunuz. Örneğin, gece uyuyacağınız zaman yapıyorsunuz. O güzel enerjiyi hep kötü dusuncekere kanalize ediyorsunuz.
Hayatı yaşamanın iki yolu vardır. Ya zor olan yolu tercih edersiniz ya da güzel olanı seçer ve yaşarsınız. Bunun başka bir yolu yoktur. Yaratım senin tercihlerinle olur. Sen düşünüp karar verene kadar yaratım sadece bekler.
Dünyayı bir okul olarak değerlendirecek olursak, korkuyu ve karanlığı deneyimleyerek basamaklarını çıkma, olumsuz duygularını olumluya, cehennemini cennete çevirme mekanıdır diyebiliriz.
Biriktirdiğin ne varsa bil ki ardında korku vardır. Bırakamadığın ne varsa bil ki onun da ardında yine korku vardır.
"Ya yenisi verilmezse?" korkusu...
Düşün!
Ne çok korkun var aslında.
Hayatında nelerle bir türlü vedalaşamadığına bak.
Eski bir sevgili, eski bir eşya, eski bir anı, eski bir duygu, eski bir davranış, bir alışkanlık...
Hiç fark etmez ne olduğu.
Vedalaşamadığın her şeyde, bırakamadığın her şeyin içinde aşamadığın bir korku yatıyor.
Hangi korkuya tutunduğuna bak.
Bıraktığının yerine ne koyacağını bilmiyorsun aslında.
"Bunu bırakırsan ne yapacağım?" korkusuyla tutunuyorsun eskiye...
Kavga, dedikodu ya da zarar verici herhangi bir enerjiyle okunu fırlattığın an, bil ki vurmayı hedeflediğin ve eninde sonunda vurmayı başaracağın hedef yine sen olacaksın. Senden çıkan ok, sadece seni vurur, başkasını değil.