Sabahları yürümenin sana iyi geleceğini bilirsin, akşam yatarken buna karar verir, sabah bu kararını uygulayamayabilirdin. Seçimlerini değiştirebilmek için neyi değiştirmediğini fark etmelisin.
Seni merkezinde tutacak olan, kendini başkaları üzerinden tanımlamaktan kurtulup, dışarının senin kim olduğuna karar verdiğini fark etmen ve bu yetkiyi onlardan almandır. Bu sayede onların onayını almak ve onları ikna etmek çabasından kurtulup kendi değerlerini bilmeye geçersin.
Dünyanızın sadece sizin kendi yansımanız olduğunu idrak edin ve bu yansımaya kusur bulmaktan vazgeçin. Siz kendinizi değiştirmedikçe dünyayı değiştiremezsiniz. Başkalarını değiştirmek ne gerekli ne de mümkündür. Ama eğer siz kendinizi değiştirebilirseniz, bir başka değişikliğin gerekmediğini göreceksiniz.
Senin sırtın değil ağrıyan, taşıdığın yükün.
Senin gözlerin değil ağrıyan, haksızlığa uğradığına inanman.
Senin başın değil ağrıyan, zihnindeki düşünceler.
Senin boğazın değil ağrıyan, ifade edemediklerin.
Senin miden değil ağrıyan, ruhunun hazmedemedikleri.
Senin karaciğerin değil ağrıyan, sadece öfken.
Senin kalbin değil ağrıyan, sevginin eksikliği.
Senin dizlerin değil ağrıyan, gelecek endişen.
Senin kulakların değil ağrıyan, gerçekleri inkar etmen.