Bir insanın kendi kaderini ve içerdiği olanca acıyı kabul ediş yolu, kendi davasını seçiş yolu, ona en ağır koşullar altında bile, yaşamına daha derin bir anlam katma fırsatı verir. Yaşam, yiğitçe, onurlu ve özgecil olabilir. Yada bu şiddeti kendini koruma kavgasında kişi, kendi insan onurunu unutup bir hayvan düzeyine inebilir.
Ama anlamlı olan sadece yaratıcılık yada zevk değildir. Eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. Acıda yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. Acı ve Ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olmaz.