Sema

Sema
@Semasuuusssss
Baba evimdir
965 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·80 syf.·
2024 14. kitabı
Yazar bu kitabı, mizahi bir dille yazmış ve insanlığın kökeniyle ilgili hikayeyi ilginç bir şekilde anlatıyor üstüne karakterleri canlı ve eğlenceli, ben çok beğendim . İnsanlık için çok önemli olan bu hikayeyi de çok sürükleyici bir şekilde kaleme almış. Kitabın hem düşündürücü hem de eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. Çerez niyetine bir oturuşta okuyabileceğiniz bir kitap. Okumak isteyenler varsa tereddütsüz başlasın. Keyifli okumalarrrrr
1K
Adem ile Havva'nın GüncesiMark Twain · Can Yayınları · 20217bin okunma
Reklam
Yeryüzünde günahsız yaşamak mümkün müdür?
9/10
·70 syf.·
2021 30. kitabı
-Spoiler olabilir- Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor üç tane menkıbeden(dini hikaye) oluşuyor. Zweig Kitabı çok akıcı bir dille yazmış fakat içerisinde çok fazla dini terim var bu yüzden kitabı alırken çevirmene dikkat edin. Kitap kısa bir oturuşta okuyabileceniz ve İçerisinde sevgi, merhamet, güç, adalet, empati ve vicdan gibi konuların işlendiği üç etkileyici öyküden oluşuyor. Ayrıca Zweig öykülerinde ahlaki açıdan güce, mülke ve hatta Tanrıya sorular sorar, ancak yanıt vermez. Bu tuhafıma gitti ama biz Zweig yine döktürmüş diyelim ve öykülerimize dönelim. İlk öykü olan Rahel Tanrı'yla hesaplaşıyor öyküsü, insanoğluna öfkelenen Tanrı'nın Karşısında, İnsanlığı affetmesini isteyen Rahel'in sevgi dolu merhametli yüreğinin hesaplaşması vardır. #124751815 Gerçekten etkileyici bir hesaplaşmaydı. İkinci öyküsü olan Üçüncü Güvercinin Hikayesi Nuh Tufanı’ndan esinlenerek yazılmış. Nuh'un üçüncü güvercini dünyanın üzerinde barış ararken yolunu kaybediyor ve barışı ararken kitapta; "... dünyanın her yerinde savaş varmış, diyor. Syf. 24" Zweig öykünün son paragrafında ise güvercinin kanatlarının üzerinde tüm insanlığın karanlık düşüncelerini taşıyıp korku içinde ve kanatları yorun olarak hala başlarımızın üstünde barışı aradığını söylüyor. Şimdi bize dönelim, o güvercin bir gün barışı bulur mu dersiniz? -Bence bulamayacak. Hatta insanoğlunun karanlığı güvercinin kanatlarına ağır gelecek ve güvercini öldürecek olan şey de bu olacak. Şimdi benim favori öyküm olan Üçüncü öykü ise Ölümsüz Kardeşin Gözleri idi ve kitabın en uzun öyküsüydü. Bu öykü ise bir hint efsanesinden esinlenmiştir. Virata adlı adlı bir savaşçı kralın isteği üzerine girdiği bir savaşta yanlışlıkla ağabeyini öldürür. Spoi vermek istemiyorum ama öyküyü nasıl anlatacağımı da bilemedim
1000Kitap
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Hayat kısa, kuşlar uçuyor..
10/10
·128 syf.·
2021 24. kitabı
Yıllardır kütüphanemde bir şaheser varmış ve maalesef ki benim bundan haberim yokmuş. Kitabı çok geç okudum. Arkadaşım hastalıktan ölmeden önce okumalıydım, onun psikolojisini çok daha iyi anlardım. Keşke 1 ay hatta 10 gün önce okumuş olsaydım. Keşkeler hayatımızda çoğu kez pişmanlığımızı anlatır.Keşke daha önce farkına varabilseydim bazı şeylerin deriz. Hayat geçiyor ve keşkeler bile unutuluyor. En azından "keşke" dediğimiz şeylere alışıyor ve duyarsızlaşıyoruz. İyiki de alışıp, duyarsızlaşıyoruz yoksa çıldırırız valla. Bu yüzden bu faslı geçip yazara ve kitaba dönelim. İlk defa Peyami Safa'nın bir kitabını okudum ve galiba en iyisi ile başlamışım çünkü Peyami'nin en çok beğenilen, en çok basımı olan kitabı bu kitabıdır. Ayrıca kitabı okurken yazara hayranlık duydum, böyle bir psikolojiyi ancak yaşayan bir insan anlatır diyordum. Kitabı bitirdikten Sonra Safa'nın hayatını okudum ve meğersem kitapta kendini anlatmış. Belki de bu yüzden bu kadar iyi yazmıştır. Hastalık psikolojisini birebir yaşadığı için. Buradan çıkarılacak ders ise şu; önce yazarların hayatını okursak yazdıkları kitapları çok daha iyi anlarız. Bide Türk edebiyatında okuduğum en iyi psikoloji kitabıydı. Türk edebiyatında henüz pek fazla kitap okumamış olabilirim ama yinede bu benim için en iyisi olduğu gerçeğini değiştirmez. :) Kitapta ise 15 yaşındaki bir hasta çocuğun (adamın) hastalık dönemini anlatıyor. Bu dönemde çektiği zorlukları, aşık olmasını, hastalıkla beraber çektiği aşk acısını, maddi manevi zorlukları anlatıyor. Kitapta bir çok yeni kelime ve tıp terimleri öğrendim. Aslında kitapta çarpıcı olan şey ise, yazarın hasta bir insanın psikolojisini bu kadar hissettirerek yazması. Böyle bir ruhsal çözümleme çok az kitapta var ve ruh ile beden ilişkisini çok iyi anlatmış. Kullandığı tasvirler,
1000Kitap
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
10/10
·80 syf.·
2021 7. kitabı
Bu incelemeyi yazmayı kendime borç bildim. Çünkü hepinizin furuğ ile tanışmasını istiyorum. Çünkü ben tesadüfen tanıştım. Aşk nedir? Doğa? Hayat? Zaman? Peki insan? Peki bunlar ve çok daha fazlası bir kadının kaleminden nasıl anlatılabilir? “Şiir benim tanrımdır, işte ben şiiri bu denli seviyorum…" diyen bir kadından.. "...öylesine doluyum ki, tapınıyorlar sesimin üstünde.." "Ben bu ayette seni ah çektim.." "Zamanın ötesinde benim yüreğim.." Her mısrası insanda bir balyoz etkisi yaratan bir kadından bahsediyorum. Kesinlikle, Tanışılmaya, okunmaya Değer. Peki furuğ kimdir? Füruğ 1935 ile 1967 yılları arasında yaşamış İranlı bir şairdir. Yazarın toplam 20 kitabı var ve Kendi ülkesi olan İran'da 20. yüzyılın yetiştirdiği en önemli kadın şairi olarak biliniyor. Fakat bence Füruğ sadece İran'ın değil Ortadoğu’nun en önemli ve güçlü kadın kalemlerinden biridir.  Bilmiyorum belki de ben çok beğendim diye abartıyorum. Kitap; 80 sayfalık, içerisindeki toplam 14 şiir olan aslında bir çırpıda okunabilecek bir şiir kitabı fakat ben şiirleri tam anlamıyla hissedebilmek için biraz uzun bir sürede okudum. Kitabın içerisinde birbirinde harika şiirler var. Benim favori şiirim "yeniden doğuş" şiiri oldu. Çok beğendim. Sizlerin de okumasını isterim.
Şiir
Sonsuz GünbatımıFuruğ Ferruhzad · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,035 okunma
Gerçekler, düşler ve düşüşler..
10/10
·194 syf.·
2021 2. kitabı
Tavsiye edilmişti. İyi kitaplar birer dosttur ve bana bir dost tavsiye edilmişti. Yeniden yol. Yeni bir kitap. Kendimi aradığım bu yolda nasıl yapmalıydım? Bilmiyorum. İçimde kendimi bulmak için verdiğim savaşlar beni yoruyordu. En başından yorgun düşmüştüm. Yinede vazgeçmeyecektim. En azından bir dost daha edinmiştim. Henüz sadece bunun farkındaydım. Kitapta olağanlaşmış onlarca acı vardı. Acı benimsenmişti. Acıya bağışıklık kazanmak, giderek azalmak, Tükenmek. Acının tırmandığı yokuşlar, ve yuvarlanan umutlar Değişen dünyada, değişmeyen umutlar. Evet Burda hayat böyleydi. Çaresiz. Zalim. Faili meçhul acılarla dolu. İncelememe böyle başlamak istedim çünkü yazarın romanı şiirsel bir şekilde anlatması çok hoşuma gitti ve ben de bir kaç cümlemi böyle yazmak istedim. Biraz yazara özendim galiba. Kitabı okurken sanki bir roman okuyorsunuz değilde karşı karşıya oturmuş yazarla sohbet ediyormuşsunuz edasıyla yazılmış. Yabancılık çekmiyorsunuz o samimiyet var. Kitap yazarın öğretmen olarak Hakkari'ye atanmasından ve orada yaşadıklarından bahsediyor. Açıkçası orada olan yokluğun, yoksulluğun, çaresizliğin, umutsuzluğun,
1000Kitap
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 201713,9bin okunma
Reklam