"Hep aynı saatte gelsen daha iyi olur," dedi tilki,
“sözgelimi öğleden sonra saat dörtte
gelecek olsan ben saat üçte mutlu olmaya
başlarım. Her geçen dakika mutluluğum artar.
Saat dört dedi mi meraktan yerimde duramaz
olurum. Mutluluğumun armağanını veririm
sana. Ama gelişigüzel gelirsen içimi sana hangi
saatte hazırlayacağımı bilemem. Ayinsiz
olmuyor.”
Demiştin ki:
"Günde kırk dört tane günbatımı gördüğüm olmuştur."
Sonra da eklemiştin:
"Biliyor musun, insan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor."
"Demek sen kırk dört günbatımı izlediğin gün pek üzgündün?"
Küçük prens buna karşılık vermedi.