Bir tek senin hatıranın var olduğu, düşüncemin araya hiçbir şey karışmaksızın sende yoğunlaştığı bu unutuş anlarında, sanki yeryüzünü yukarıdan seyreder gibi oluyorum. Böylece, insanların güldüğü şeylere ağladığım gibi, onların ağladıklarına da gülme gücünü buluyorum kendimde. Insanı, hayvanı, kutsal ruhtan belirgin bir şekilde ayırabiliyorum bu anlarda. Konusu yalnızca madde olan acılara duyduğum küçümseme, yüreğe işleyen en ufak kedere bile daha duyarlı kılıyor beni.
Ayrıca en katı biçimi ile edep duygusunun, kadın kadar erkek için de vazgeçilmez bir erdem olduğunu düşünüyorum; insanı hayvandan ayıran eğilimlerin en kutsalı olan bu eğilimi bir cinsiyet nasıl reddedebilir, anlamıyorum.