Sabahı akşamdan ayıran tüm saatleri sayarak, bu hüzünlü odada tek başımayım işte; öyle uzun ki bu saatler. Ne yazacağım sana? Kalbim dopdolu ve kafam bomboş. Sadece senden, aşkımızdan, umut ve kaygılarımızdan bahsetmek isterdim ve o zaman da, düşüncelerimi ifade etmeye yeterli kelime bulamazdım.
Ama beni üzen, fazla kusurumun olması; çünkü gördüklerimin dışında, muhakkak ki göremediğim birçok kusurum daha var. Bunları bana söylemeni isterdim Adéle ve böylece günün birinde onlara katlanmak zorunda kalmaman için bu kusurlarımı düzeltmeye uğraşırdım.