Seni gördüğüm kısacık ve çok mutlu anlar dışında, beklemeyle geçen bu sürede, tüm saatlerim aynı derecede tatsız geliyor bana ve üstelik belki de kalabalıklar arasındayken, yalnız olduğumdan da daha tatsız. Yalnızken hiç değilse huzur içinde seni düşünebiliyorum.
Nasıl bir çakıl taşı bir çığa, bir kıvılcım bir yangına dönüşme kararı veriyorsa, tek bir kelime de gelecek hakkında karar verir. Hayatlarımız nedir ki ve gökyüzüyle uçurum arasında bize tutan nereye bağlıdır?
Insanın tek düşüncesi aşkın ve mutluluğun sonsuzluğu olunca, öylesine yukarıdan görülen dünyevi tüm şeyler iyice küçük kalırlar. Refah sessizce karşılanır, mutsuzluğa sükûnetle boyun eğilir, çünkü tüm bunlar geçicidir ve kalıcı olan bir birliğin ayrıntısından başka bir şey değildir sanki.