Peki öyleyse, ellerini ılıman iklimlerin uysal denizleri gibi ser masamın üstüne. Farzet ki titriyorum, farzet ki titresinler. Kimi şaire gül, kimine karanfil görünür ellerinde yüzdürdüğüm hiç bilinmeyenli denklem.
Etrafın ne tutulacak bir ucu, ne ikamet edilecek bir bucağı var. Yani nasıl deniyor, uçsuz bucaksız etraf. Hem cepheden hem profilden her şeyin net bir biçimde görünebileceği kadar tenha bir dünya.