Çöküntü devrinde iki çeşit insan tipi ortaya çıkıyor: Namussuzlarla namuslular… Hele, önce vatandaş sonra insan olunması gereken dehşetli sıralarda felaketle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muhabere yok. Muhaberede düşman karşıdır, üniformalıdır. Az da olsa, çok da olsa bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın, kovalarsın… Anında ölenler, yaralananlar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde, dost kim düşman kim bilinmez !
Sıkıştın mı, ‘Hürriyet! Aziz hürriyet!’ dersin. Hepimiz alçağız, hepimiz nankör diyen bir başka mısra var. Onu hiç hatırlamazsın. Hiçbir memleket, aydınları tarafından bu kadar kancıkça terk edilmemiştir.