“Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var; hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinim benim için.”
Sürekli karşıma çıkan okuyanların çoğunluğunun çok beğendiği bu kitapla karşınızdayım. Kitap ölüm hakkında değil, sona eren bir hayat için duyulan hüzün hakkında. Kitap bir roman değil aslında, babasını kanserden kaybetmiş yazarın babasına dair aklında kalanları ölüm öncesi ve ölüm sonrası olmak üzere onu unutmamak için yazdığı bir anlatı, anı, hatırda kalanlar diyebiliriz. Yazar babasını anlatırken aslında çocukluğunu da anlatıyor. Çünkü hayatımızda bizi çocuk hâlimizle hatırlayan biri vardır. O gittiğinde, sanki o çocuk da biraz kaybolur. Kitap tam olarak bu duygunun etrafında dolaşıyor. Dil ve anlatım şekli olarak yormuyor fakat
anlattığı konu bakımından bazı kişiler için (babasını kaybedenler) duygusal anlamda okunması çok zorlayıcı olabilir diye düşünüyorum. Yazar bence kitabı okuyan herkesle dertleşiyor kendini içten ve samimi bir şekilde anlatıyor. Keyifli okumalar.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma