Kainatı meydana getiren duadır. O, süsü olmayan sadelik içinde dile gelir ve Tanrı da onu işitir. Her şey bir ve bütünken Tanrı bu yakarışa sırtını dönmez. Onun sonsuzluğunun içinde mutlulukla uyuyanlar, başlarına nelerin geleceğinden habersiz, olacakların fırtınasına doğru atılırlar. Her şeyi başlatıp da Tanrıyı insafsız olmaya yönelten kimdir? Doğmuş ve doğacak olanlar unutkanlıklarının huzurlu kollarında yatmaktayken, yayılan ve genişleyen sonsuzluğun içine fırlatılmak için nasıl bir kötülük yapmış olabilirler? Bilinmeyenin bilinir olma macerasındaki bu isteksiz yolcuların duaları neden kabul olmaz? İlk dua melodisini duyan kulakların yaratılacağı güne kadar bu yolculuk bitmeyecektir. Hepsine kalp ve akıl bahşeden Tanrının tarlasında sürülecekleri güne dek beklemekten başka çareleri olmaz onların.