Biz sıradan insanlar için sosyopatlık, sınır yaşamlar ve bipolar hayatlar yasak ve ayıptı. Kimse normal olmaktan başka özelliği bulunmayan birinin çılgınlıklarını çekici bulmazdı çünkü. Hangi niteliğine güveniyorsun ki taşkınlaşma hakkını buluyorsun, diye çıkışırlardı. Önce aynaya bak, derlerdi adama. Israr ederse de patlatırlardı ensesine tokadı. Çirkin birinin şımarıklığını anası bile çekmezdi. Fakir bir adamın para saçması ayıplanırdı, kılığın düzgün değilse şampanya patlatsan bile kimse dönüp bakmazdı sana. Profesör sakalın, yuvarlak gözlüklerin ve iyi bir üniversite diploman yoksa kimse senin Spinoza hakkındaki düşüncelerini merak etmezdi. Normal olmak bir insanın başına gelebilecek en büyük felakettir. Normal olduğun halde öyle değilmiş gibi davranman daha da kötüdür. İnsanlar kısa sürede acımadan nefrete geçiverirler. Kazma sapı gibi kalırsın ortada. İnsanlar denilen, normallerden oluşmuş kalabalık kitleyi hafife almak büyük bir hatadır. O, sezgileri çok güçlü bir organizmadır. Her şeyi görür, görmek istemediğini de asla görmez. Onu kandıramazsın ey normal insan.
Bana yaşattığınız her şey beni ben yaptı. Örselendim ama geliştim. Bir ağacın dallarını budur gibi budadınız beni, canım yandı ama meyve vermeye başladım. Allah razı olsun. Hayatımın içine ettiğiniz için size ne kadar minnettar olduğumu ne denli anlatsam az... Yalanlar, nankörlükler ve kabalıklar meğer nasıl da gerekliymiş.