Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de
Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz
Bir umut kırıntısı gözlerimde
Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz
Sokak o sokak, bense ben değilim
Sanki bin yıllar geçmiş aradan
Boşlukta bir şeyler arıyor elim
Belki de mahşere dek bulunmayan
Yitirdiğim neydi, aradığım ne
Çöken ne yüreğime kurşun gibi
Tanrım! Ben mi değiştim söylesene
Yoksa bende zamanlar mı eskidi
Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
Hiç durmadan akıp gidiyor günler
Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
O mu sırtıma sapladığın hançer
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan bir açmaza düşmeye görsün
Başlamasın bir çöküntü yürekte
Ölümdür o yerde düşündüğün
Sevilmek de boştur artık sevmek de
Gün ortası karanlık diz boyudur
Acıdır hep geçmişten ne kalmışsa
Yaşamak! O yanıtsız bir sorudur
Huzur bitmiş, hayaller dağılmışsa
Nefes almak yitirir anlamını
Boğazına dizilirken lokmalar
Bir çaresizlik sarar dört yanını
Sesler uzaklaşır, söner lambalar
İsyanın yüreğine sığmaz olur
Hep keder gelmişse sevinç yerine
Ölümün kara gölgesini bulur
Şimdi bakanlar yorgun gözlerine
Anılarsa bitmez, bizimdir daima
Umulmadık yerlerde yeşerir, büyür
Yaşamak baştan başa yalan olsa da
O alır bizi uzaklara götürür
Emzirir gür memelerinden istekle
Biz farkına varmadan uzar ömrümüz
Anılarda yaşarken bir gün gelir de
Biz de birer anı olur ve ölürüz
Yüreğin kapanmıştı sevgilere
İki adım uzağında o varken
Nasıl da tutsak olmuştun kadere
O tekdüze zamanları yaşarken
O düşler yoktu artık senin için
Çoğu kez bir alışkanlıktı yaşam
Oysaki yıllar yılı beklediğin
Bak, nasıl da çıkıp geldi bir akşam
Baktın da inanamadın bir süre
Bütünleneceğin insan o muydu
Kalbini kapatan güzelliklere
Yoksa hâlâ o eski kuşku muydu