Şemsülkamer

Şemsülkamer
@Semsul_kamer
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna...
Önümüze bakmak
"Eğer siz önünüze bakıp doğru davranırsanız, başkasının yanlışları ve hataları size zarar vermez." (Maide, 105.) "Başkasının hatası size zarar vermez." diyor ayet, ama "bana zarar veriyor" diyorsanız, mutlaka bir kural ihlali var demektir. Ayet bir şart koyuyor, başkasının zararının bize dokunmayacağı konusunda garanti verirken. Bu şartın adı “önümüze bakmak." Eğer zararını görüyorsak, demektir ki, önümüze bakmıyoruz. Sağa sola başımızı çeviriyor, laf yetiştiriyor, dedikodu taşıyor, eleştiriyor, bağırıyor çağırıyoruz, demektir. Nitekim büyük İslâm Âlimi Bediüzzaman Hazretleri de bu ayeti izah ederken, sonuna şöyle bir şart cümlesi koyar: "Siz onların yanlışları ile lüzumsuz bir şekilde meşgul olmadıkça..." İşte bu şart ihlali olması durumunda, ayetin garanti kapsamının dışına çıkmış oluyoruz. Elinizde mercek varsa ve çiçeğin yapraklarındaki mikroplara odaklanmışsanız, çiçeğin güzelliklerini görmemek pahasına, midenizi çok bulandırırsınız ve sonra döner çiçeği suçlarsınız. Bir hata yaptığımızda özür babında en sık kullandığımız cümle "kusura bakmayın" dır. Evet kusurlara bakılmaz, iyiliklere bakılır. Başkasının ki yanlışlarına odaklanıp onları konuştuğumuz kadar, iyi taraflarına odaklanmış olsaydık, çok farklı bir dünya olacaktı hepimiz için. Kimi zaman hiç görmemek, görmemiş gibi davranmak, affetmek, "insandır, olabilir" demek, "aynı şeyi ben de yaptım veya yapabilirdim" deyip geçiştirmektir olgun insan tavrı. Nitekim bir başka ayet: "Eğer onları affeder, kusurlarına bakmaz ve bağışlarsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir." (Tegabun, 14.) diyerek, bir gün karşı tarafın durumuna bizim de düşebileceğimizi hatırlatır, ya öte tarafta veya burada. Hasılı derim ki, nasıl muamele istiyorsan o gün, öyle muamele eyle eşine ve çocuğuna bugün.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Aile - Evlilik
Reklam
Zorlanıyorsan
Zorlanıyorsan biyerlerde yanlış yapıyorsun.
İnsana Dair
kişilikli ve karakterli insanlara karşı, içimizde bir saygı uyanır ister istemez. Saygının kalktığı yerde yılışıklık, umursamazlık başlar. Saygının, adap ve edebin olmadığı yerde anlayış, duyarlılık ve dolayısı ile çözüm beklemek beyhudedir. Ağızdan, makinalı tüfek gibi ölçüsüz çıkan her kelime, karşı taraf kadar bizim kişiliğimize de zarar vermektedir. Ağzımızdan midemize gönderdiğimiz her lokmayı çiğnediğimiz gibi, karşı tarafın zihin midesine, yine ağzımızdan çıkacak olan kelimeleri de düşünmeden göndermeyelim. Çiğnemek lokmaların, düşünmek ise kelimelerin sindirimini kolaylaştırır. Çiğnenmemiş lokma bize, düşünülmemiş kelime ise hem bize hem karşı tarafa zarar verir. Boğulmaktan kurtulmak için çırpınmak önemlidir, ama yeterli değildir tek başına. Nasıl çırpınacağınızı bilmezseniz, gelişigüzel çırpınmanız sadece ölümünüzü hızlandırır. Yüzmenin de bir tekniği, yöntemi vardır. Aynen öyle de sorun çözmek için konuşmak önemlidir, ama tek başına yeterli değildir. Kuralınca ve düşünülmeden yapılan konuşmalar, sorunları çözmek bir tarafa, daha da içinden çıkılmaz hale getirir. Özetle derim ki, ne konuşacağını düşündüğün kadar, nasıl konuşacağını da düşünmeyi unutmamaktır olgunluk.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Tip fakültelerinde öğrencilere öğretilen ilk ilke, zarar vermemektir; daha sonra faydalı olmaktır. Gelen hasta bir sorunla geliyor. Yanlış yaparsanız sorun daha büyür ve elinizde kalır. İçinde bulunduğu sorundan kurtulmak için size gelen hasta, yanlış yaklaşımınızdan ötürü hayatını kaybedebilir ve bunun örnekleri de ne acıdır ki, az değildir. Aile içi, özellikle eşler arası her sorun, bir hastalık gibi algılanmalı ve bir doktor hassasiyeti ile çözülmelidir. Her sorunun çözümünde geçerli olan "zarar vermeme" kuralı, aile içi sorunların çözümü aşamasında çok daha önem arz etmektedir. Zira aile canlı bir organizma gibi bir bütündür, yapılan yanlış sadece karşı tarafa bakmaz, tüm aile kurumunu etkiler. Yaşanan her sorunun içinde bal da vardır zehir de tıpkı arılarda olduğu gibi. Bala talip olana bal makinesi, zehre talip olana zehir deposudur arı. Bir sinek olan arının zehirli iğnelerini açığa çıkarmak için çok dikkat ve maharete gerek yoktur. Bodoslama dalarsan arıların içine, yeterlidir. Ancak bal almak kolay değildir arının deposundan. Giyeceğiniz kıyafetten yürüyüşünüze kadar dikkatli olmak zorundasınız. Aile içi sorunlara bodoslama dalarsanız, günlerce huzurunuzu kaçıracak zehir; dikkat ve temkinle yaklaşırsanız huzur balını alırsınız.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Aile - Evlilik
Aynayı değil,kendini değiştir
EŞİNDE GÖRDÜĞÜN negatifler senin olabilir. Zira insan insanın aynasıdır. "Şu tarafını hiç sevmiyorum!" dediğiniz özelliğin, yüksek dozda sizde olduğunu biraz dikkat ederseniz görürsünüz. Aslında eşiniz size sizi gösteriyor. Aynadaki görüntünüzü değiştirmenin yolu aynayı değil, kendimizi değiştirmektir.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Aile - Evlilik
Reklam