Her yazarın içinde, fikirlerini rahatça koşturabileceği atlarmışçasına sakladığı bir hara vardır, burada bakıp büyüttüğü atların çoğu yarış pistini hiç bir zaman göremezler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bana bilgiçlik taslayan adamlar, bir tür döllenme metaforuyla anlatmak gerekirse, beni kendi bilgi ve erdemleriyle dolduracakları boş bir kap gibi görüyorlardı sanki.
Kendinden kuşku çok artarsa insan hareket edemez hale geliyor, yüzde yüz özgüven ise insanı küstah bir budala yapıyor..Bu iki kutup arasında, toplumsal cinsiyetlerin itilmesi gereken mutlu bir aralık var, uzlaşmanın sağlandığı bu ılık ekvator kuşağında buluşmalıyız hepimiz.
1970’lerde Japonya, üretim tekniklerini iyileştirip Amerika’ya meydan okuyor ve ciddi bir rekabet piyasası oluşuyor. Dönemin Japon yönetim gurusunun Amerika’ya yazısı zamanı aşmış bir eleştiri niteliğinde:
“Biz kazanacağız, siz kaybedeceksiniz. Başarısızlığınız bir iç hastalık olduğundan hiçbir şey yapamazsınız...Güvenli yönetimin bir tarafta yöneticiler bir tarafta işçiler olduğuna iyice inanmışsınız, bir tarafta düşünenler öteki tarafta sadece çalışanlar.”