Nurşen

8/10
·112 syf.··
2020 13. kitabı
Kitabın asıl adı; İlan Edilmiş Ölümün Kronolojiği imiş. Yazarın çocukluğunun geçtiği kasabada yıllar önce gerçekleşen bir cinayeti konu alan kitabın diğerlerinden farkı; ilk cümleden kahramanın öldüğünü, ilk sayfalardan da katillerin kimliklerini biliyorsunuz. Aslında tüm kasaba biliyor. Ancak cinayet engellenemiyor, ya da engellenmiyor. Katiller de namus gibi ‘haklı’ bir gerekçeleri olduğundan dolayı ceza almıyorlar. Görünürde katiller iki kişi. Ancak bu cinayetin pek çok sessiz katili var. Her biri haberinin olduğunu söylüyor. Ancak hepsinin cinayeti engellememek için gerekçeleri var. Aslında hiç biri suçlu değil, ve hepsi suçlu. Suçun ve haksızlıkların bu denli arttığı günümüzde kulağa ütopik gelen ancak çok da uzak olmayan bir senaryo. İnsan beyni eylemlerini mantıklı gerekçelerle açıklamaya eğilimlidir. Kasaba halkının cevapları da bu yönde. Tıpkı günümüzdeki gibi: biz ne yapabilirdik ki, bu durum bizi aşardı, başımız ağrırdı, hem saat kaçtı da oradaymış, ama o da haketmiş, haketmiştir......
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·384 syf.··
2020 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2020 19:36
Kadınların ve erkeklerin asla adil olmayan, hak ve özgürlük denen şeyin olmadığı bir düzenin ilk kahramanları olarak hayatlarının değiştiği bir distopya. Tek görevleri doğum yapmak. İki bacaklı rahimden ibaret olduklarını biliyorlar. Kadınlar işlevlerine göre kıyafetler giyiyorlar. Damızlık kızların kimliği bile yok, kendisine sahip olan adamın ismiyle “Fred’inki” şeklinde anılıyor. Kimliksiz olmaları düzenin devamı için ön koşul belki de. Psikolojide Milgram, Stanford vs pek çok deney var bu konuda. Karşımızdakine isim yerine numara vermemiz bile ona karşı duyarsızlaşmamıza sebep oluyor, kişiyi nesneleştiriyor. Özne değil nesne olmaksa zulmü beraberinde getiriyor. Damızlık kızlara sahip olan komutanların eşleri de var. Durumdan rahatsız, ama mecbur eşler kızlarla konuşmuyor. Kendi eksikliklerini kızlardan çıkarmak istedikleri gerçek. Ancak onlara da mecburlar. Kızlar hem bir utanç hem de gereksinim. Kızlara, eşlerin yaşadıklarının zor olduğu ve anlayışla karşılamaları gerektiği söyleniyor. Kızlar eşleri kıskanıyorlar kimi zaman. Onların da kendilerinde neyi kıskandıkları merak ediyorlar. Kısacası doğurganlıkları öyle kutsal ama sahip olduklarının da öyle farkında değillerdir ki. Kızlar kendilerine ulaşamayacak erkeklere yakın davrandıklarında bir güç hissediyorlar. Belki de intikam. Ancak dişiliklerinin sömürüldüğü düzende intikamları da dişilikleri aracılığıyla. Zaten başka neye sahipler ki? Yılda birkaç kez törenlerde, hükümetin suçlu olarak karşılarına çıkardığı erkekleri toplu olarak linç ediyorlar. Muhtemelen öfkeyi yansıtabildikleri tek yer burası. Ve bazıları farkında ki vurdukları adam suçlu bile değil. Kızlara Gilead Cumhuriyeti içinizdedir öğütü veriliyor Kullandığı odaya benim diyemeyen kızların ülkelerine benim demeleri bekleniyor aslında. Aidiyet ve
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
Çağdaşlık Hurafe Kaldırmaz
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 18:53
Topluma ayna tutmak sözü tam anlamıyla bu kitabı ifade ediyor. Bireylerin ve toplumların algıları, zihniyet yapıları ve düşünce biçimlerini sadece inceleyen değil birebir aktaran da bir araştırma. Kitap, 2004 yılında yapılmış bir saha araştırmasının basılı hali ve dönemin toplumsal, siyasal ve kültürel meselelerini toplumun içinden seçilmiş pek çok deneğin özellikle siyaset ve dönemin problemleri ekseninde birebir düşünceleriyle somutlaştıracak aktarıyor. Bunu yaparken de dindarları ve laikleri sert ve ılımlı olarak gruplandırarak, kendi içlerindeki düşünce farklılıklarını da gösteriyor. Araştırma olması nedeniyle dili biraz akademik kalıyor ancak deneklerin bizzat düşünceleriyle destekleyince anlamak kolaylaşıyor. Kişilerin düşünce biçimlerini gruplandırarak sistematik bir şekilde incelediği için çok kıymetli bir çalışma olduğunu düşünüyorum.
Siyaset
Çağdaşlık Hurafe KaldırmazAli Bayramoğlu · Tesev Yayınları · 20151 okunma