Körlük bize aslında gözlerin değil, kalplerin ve vicdanların körlüğünü anlatıyor. Saramago, hangi çağda olursa olsun insanların çoğu zaman birbirine, hayata ve hakikate karşı kör olduğunu göstermeye çalışıyor. Körlük salgınıyla birlikte yaşamın nasıl aksadığını, insanların çıkarları uğruna yahut sırf yaşamak için nasıl zalimleştiğini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Buna karşılık, yalnızca doktorun karısının görebilmesi, merhametin ve vicdanın insanı ayakta tutan en güçlü değerler olduğunu hatırlatıyor. Çünkü asıl tehlike gözlerin körlüğü değil; aklın ve kalbin körlüğüdür. Gözdeki körlük insanı öldürmez, ama vicdanın körlüğü insanlığı yok eder.
Okunması gereken, insanın kendisine ayna tutan bir kitap. Herkese iyi okumalar