Öğrendiğim bir şey varsa o da, özgürlüğün ve bağımsızlığın, başkalarından, genelde toplumdan ya da erkeklerden alınamayacağı, sadece yoğun emekler sonucu içeriden geliştirilebileceğidir. Buna ulaşmak için kendimizi emniyette hissetmek amacıyla kelepçe gibi kullandığımız her türlü bağımsızlıktan vazgeçmek zorundayız. Yine de bu alışveriş o kadar tehlikeli değil. Kendine inanan kadın, yetenekleri dışındaki şeylere ilişkin boş hayallerle kendini aptal yerine koymak zorunda değil. Aynı zamanda, usta ve hazırlıklı olduğu işlerle karşılaşınca geri de çekilmeyecektir. Böyle bir kadın gerçekçidir, ayakları yere basar, kendini sever. Sonunda başkalarını sevmekte de özgürdür, çünkü kendini sevmektedir. Bütün bunlar özgürlüğe uyanan kadının bir özelliğidir.