Sena Bekin

9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 02:20
Çok çok ufuk açıcı bir kitaptı. Şu sıralar kafamda dolaşan soru işaretleriyle ilgili düşüncelerimi yönlendirmemi sağladı. Kendi hayatım için bir şey yapmak konusunda şevklendirdi. Feminizme bence çok farklı bir pencereden bakmayı sağlayan, kadınlar için müthiş özeleştiriler içeren tam anlamıyla bir kişisel gelişim kitabıydı. Yaygın anlamda değil gerçek anlamında bir kişisel gelişim kitabı. Kurtlarla Koşan Kadınlar’dan ve Annemin Otobiyografisinden sonra eğer ileride bir kız çocuğum olursa okutmak isterim dediğim üçüncü kitap oldu. Feminizmi sadece erkek düşmanlığı olarak algılayanların aksine kadınlar olarak biz neleri yapmıyoruz, yapamıyoruz ya da bu yapamadığımızı iddia ettiğimiz şeylerden nasıl bir çıkar sağlıyoruz konusunda incelemeleri içeriyor. Özellikle şu günlerde dişil enerji, ‘güçlü kadın olucam derken seyit onbaşı olduk’ gibi söylemlerle kadınların varoluş mücadelesine zarar veren içerikler bazen beni de acaba yanlış mı yapıyoruz konusunda etkisi altına aldıysa da hayır, bu söylemler kadın mücadelesine ket vurmak sözde aile kurumunu desteklemek amacıyla pazarlanan söylemler. Aile sadece kadının çabalarıyla da olmaz. Biz bir geçiş dönemiyiz. Bizim bu dönemde vereceğimiz mücadele ki bu mücadele hem iş hem ev hem de çocuk bakımı, hem iyi bir eş olma gibi görevlerin tamamını layıkıyla yerine getirilme beklentisidir, bu mücadeleyi iyi kötü verebildikten sonra gelecekteki kadınlara artık gerçekten erkek ve kadının eşit sorumluluk düzeyine ve bilincine sahip olduğu bir dünya hazırlamak. Nitekim bizden önceki nesillerde kadınların yoksunluklarına bakmak yeterli. Bu haklar kolay alınmadı. Bağımlı olmanın doğal bir şey olduğu öğretilmiş bu yüzden bağımsız olmaktan korkuyoruz. Kadınlar kocalarının, çocuklarının iyi bir hayatı olması için kendini adamak zorunda
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020972 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 23:38
Uzun zamandır listemde olan ancak okumayı ertelediğim bir kitaptı. Çünkü hiç böyle bir kitapla karşılaşacağımı düşünmüyordum. Ana karakterin ismini alan kitapta Doppler, iş hayatında, özel hayatında, eğitim hayatında son derece başarılı olan orta-üst sınıfa mensup bir kişi. Yaşadığı olaylar sebebiyle tasını tarağını toplayıp ormana yerleşmeye karar veriyor. Olaylar da bunun üzerine dönüyor. Bu incecik kitap, gerek üslubuyla gerek kısacık okuma vaktinde sordurduğu birbirinden önemli sorularıyla oldukça etkiledi beni. Uzun zamandır sık sık gülerek okuduğum bir kitap olmamıştı. Kitabın ironik ve mizahi bir dili var. Ama bunun aksine dediğim gibi tokat gibi gelecek soruları da sorduruyor bir yandan size: -Ben yapabilir miydim? -Hayatın amacı nedir? -Gerçekten bu kadar ciddiye almalı mıyız her şeyi, hayatı? -Başarının hayatımızda ne önemi var? -Neyle tatmin olacağız, maddiyat hayatımızın neresinde olmalı? -Modern hayatımızdaki günlük uyaranlara karşı nasıl davranmalıyız? -Doğrusunu bildiğimiz yanlışları değiştirmeye neden gücümüz yetmiyor?
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,7bin okunma
9/10
·176 syf.··
2025 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 01:09
Kitap üç bölümden oluşuyor; Vejetaryen, moğol lekesi, alev ağacı. Aslında üç ayrı öykü çeşitli noktalarda olay örgüsünü oluşturarak bir roman meydana getirmiş. İlk bölümde, ana karakterimiz Yonğhe’nin gördüğü korkunç rüyalar üzerine vejetaryen olmaya karar vermesini ve bu kararının eşi ve ailesi tarafından hiçbir şekilde kabul görmemesi ve hatta ciddi bir tepkiyle karşılanmasını okuyoruz. İkinci bölümde, Yonğhe’nin sanatçı olan eniştesinin hayal ettiği bir videoda Yonğhe’ye yer vermek istemesi üzerine gelişen olayları çarpıcı, açık ve sert bir üslupla okuyoruz. Son bölümde ise Yonğhe’nin akıl hastanesi ve yeme bozukluğu sürecinde ablasının onun iyileşmesi için yaptıklarını ve ablasının iç hesaplaşmasını okuyoruz. İlk bölümü ana karakterin kararının nereye varacağı konusunda büyük bir merakla okuduktan sonra ikinci bölümde okuduklarımı nereye koyacağımı bilemeden tamamen fantezi dünyasına hizmet eden şeyler mi yoksa kurguya hizmet eden şeyler mi olduğunu sorguladım. Üçüncü bölümde ise, o zamana kadar aldığımız tüm şifreler çözülmeye başlıyor. Aslında temelde bir aile dramı okuyoruz. Toplumumuzla benzer etkilerde görülen sert Kore kültüründe, çocuklarına şiddet gösteren bir babanın olduğu aile. Öyleki üç çocuğundan küçük kızı Yonğhe, bu yaşadıklarından etkilenmiş daha sonrasında da yaptığı evlilikte de kocasından hiçbir değer görmemeye devam etmiş. Toplumun dışına atılmış bu karakterin durumu vejetaryenlik metaforuyla verilmiş. Bu haliyle basit bir konu gibi duruyor. Basit bir anlatımla sırayla, çocukluğunda ciddi şiddete ve baskıya maruz kalmış bi kız çocuğu evlendiğinde de hak ettiği değeri göremiyor ve yavaş yavaş deliriyor, kocası tarafından terk ediliyor, eniştesinin istismarına uğruyor. Bu haliyle hiçbir heyecan uyandırmıyor. Ancak yazarın başarılı kurgusuyla
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 12:17
Çok çok çok etkileyici bir kitaptı. Üstelik neredeyse kitabın yarısına kadar hiçbir vaatte bulunmamış olmasına rağmen. Çok fazla şey sorgulatan, sorgulatırken biraz beyin bile yakan harika bir kurgusu var. Arka kapak yazısında geçtiği gibi tam olarak “olayların sadece karakterler arasında değil, aynı zamanda gizliden gizliye okurla karakterlerin arasında da geçtiği” bir kitaptı. Yani siz kimseniz, bilinçaltınızda ne varsa bu kitaptan anlayacaklarınız da onlardır. Çok kıyıda köşede kalmış bir kitap hakkında bu kadar iddialı değerlendirmeleri duymak biraz ilginç gelebilir size ancak hakkındaki tüm övgüler sonuna kadar hakeden ama hakettiği değeri kesinlikle görmemiş bir eser bence. BU PARAGRAF SPOİLER İÇEREBİLİR!!! Kitaba 9 puan verdim. Bir puan kırmamın sebebi, kitaptaki karakterlerden Diana’nın başına gelenleri yazarın çok derinliksiz olarak anlattığını düşünmemdi. Ancak şu an altını çizdiğim yerlere, kenarlarını kıvırdığım sayfalara baktıkça aslında bunun da bilinçli olabileceğini düşünmeye başladım. Abel’in aslında Joseph’in kötü, zeki, ilginç, sıkıcı olmaktan uzak yanını temsil ettiğini düşündüğüm senaryoda Joseph’in Abel hakkında “Başlangıçta gelişigüzel bir biçimde anlattığı olayları, sanki bir başkasının başından geçmiş küçük hikayelermiş gibi ikinci elden aktarıyordu; fakat anlatmaya devam ettikçe olaylar mekanikleşiyor ve kişilerle bağlantıları kopuyordu.” dediği kısımlar benim için biraz daha netlik kazandırıyor bu soruna. O yüzden şimdi puanımı 10 a çıkaracağım :) Tam olarak bir kitap kulübüyle okunup saatlerce üzerine tartışılması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hacminin aksine çok derinliği olan bir eserdi. Arada durup duvara baktığınız pasajları muhteşemdi. Özellikle de on birinci bölümdeki melek Mikail’in elindeki mızrakla şeytanın gözünü
Kralın LanetiWill Heinrich · Jaguar Kitap · 20241,829 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 23:40
Sarsan, silkeleyen, yüzleştiren, düşündüren bir kitaptı. Doğduğu anda annesini kaybeden ana karakterimizin, çocukluğundan genç kızlığına, ordan da yetişkin bir kadın olana kadarki yaşamı diyebiliriz konusu için. Ancak kitabın konusundan ziyade edebi hazzı daha ön plandaydı benim için. Yazar ya da daha doğrusu ana karakter Xuela, yaşadığı derin acıları öyle soğukkanlı ve öyle net bir şekilde ifade ediyor ki, sürekli olarak “Bu his daha güzel tarif edilemezdi.” derken buluyorsunuz kendinizi. Ama bunu, aforizma kasmak çabasıyla değil çok doğal bir şekilde yapıyor ve beni esas etkileyen de bu oldu sanırım. Çaresizliğini, sevgisizliğini, mutsuzluğunu, köksüzlüğünü çoktan kanıksamış bir kadın türlü hatalar yapıyor hayatında. Kendisi bunları pek hata olarak görmüyor gerçi. Daha doğrusu yaptığı hataları sebeplendiriyor kendi içinde. Ölüm gerçeğiyle daha doğduğu anda yüzleşen birini eleştirmek de bize düşmez elbette. Malum, kimse sınanmadığı günahın masumu değildir. Kurtlarla Koşan Kadınlar’dan sonra ileride kız evladım olursa okutmak için heveslendiğim ikinci kitap bu oldu.
Annemin OtobiyografisiJamaica Kincaid · Jaguar Kitap · 2023610 okunma