Bana sevmeyi ve sevilmeyi nasip eylemedin Rabbim.
Oysa ne çok isterdim, ne çok imrenirdim.
Başkalarının geniş, konforlu bahçelerinde açan o hafifliğe.
Bense hep bir eşikte bekledim,
Kendi tenimin dar odalarında, lehim yerleri kopuk bir gövdeyle.
Sen beni hep eşiklerde beklettin Rabbim.
Bir başkasının gölgesine sığınmayı,
Bir insanı bir ev bellemeyi ne çok isterdim...
Oysa bana düşen;
Duvarların soğuk oyuklarında,
Kendi kalbimin uğultusunu kutsal bir metin gibi ezberlemek oldu.
Yaralarımı saracak o yumuşak elleri esirgedin benden Rabbim,
Beni bu katı, bu sevgisiz provanın ortasında çıplak bıraktın.
Şimdi ne zaman bir aşka rastlasam sokaklarda,
Gözlerimi kaçırıyorum;
Dünyaya geç kalmış bir mültecinin o ağır utancıyla.
Söyle Rabbim, beni hangi kusurlu kumaştan biçtin?
Bir türlü yakıştıramadın sevgiyi üzerime…
ben bu dünyaya biraz sitem etmeye gelmişim.
sanırım bütün vazifem bu dikey kopuş.
ceketimin düğmelerini yanlış iliklediğimi haykırıyorlar,
o muntazam ve düz ayak kalabalıklar!
oysa ben, göğsümdeki o dehlizi, o iflah olmaz boşluğu
kendi etimle yamamaya çalışıyordum, bilmiyorlar.
eğer bu göğüs kafesimde bir sarkaç gibi sallanmasaydı kalbim,
inan taşıyamazdım sevgilim bu kemikli, bu ağır kederi.
yine de her şeye rağmen
sırf senin yüzündeki o küçük, o mülteci adalet hatırına
katlanıyorum bu kentin açık hava tımarhanesine.
yoksa bu yeryüzü, inan bana sevgilim,
tek bir saniyeyi bile hak etmiyor.
caddelere bakıyorum
ağzına kadar dolu ve çiğ bir gürültüden ibaret.
herkes ne kadar da dehşetle haklı ve organize!
herkesin cebinde pimi çekilmiş birer mazeret bombası,
herkesin dilinde o bayat, o mekanik dünya telaşı...
böyle bir hengâmede neresinden tutsam bu hayatın,
elimde kalıyor bir intihar süsü gibi.
sen de biliyorsun.
ben de oturup seninle; o hiç kurulamayan ütopyaların,
o sınır boylarındaki uzak ihtimallerin olasılıklarını hesaplıyorum.
ve günde beş vakit, bu öksüz, bu yersiz yurtsuz çehremi
sana dönüp yeniden düşüyorum o dipsiz kuyuna
insanın bu çamurda aşık olası bile gelmiyor ama
ben her defasında o katran karası gözlerinin kuytusunda
sana yine yeniden aşık olmayı seçiyorum.