Leyla içeri girdi.Her sabah güneşin doğuşu sıradan görünse de aslında mucizevidir.Senin içeri girişin de öyle Leyla.Sen girince zaman durdu,dünya yörüngesinden şaştı ama kimsenin ruhu duymadı.Tüm sesler kesildi,gökkubede sadece senin adın duyuldu.Tüm mucizeler zamanla sıradanlaşır,bir sen aynısın Leyla.Benim gönlüm çöldü,sen o çölü bile deniz kıldın Leyla.
çocukluğumun geçtiği bu sokaklar hiç bu kadar güzel gelmemişti gözüme.Daha gün üstüne basınca paçamı çamur içinde bırakan şu kırık parke taşının altından çiçekler filizlenmiş.Şu kurumuş ağacın dalları ne zaman yeşerdi böyle? Ağaca tünemiş kargalar bülbül gibi şakımaya başlamışlar.Etrafındaki her şeyi güzelleştiriyorsun be Leyla.Bırak ben de güzelleşeyim.Hep yanında olayım demek istedim yani.
Sahil boyu ıslık çalarak yürüdü. Güvercinle selamlaştı kediyle şakalaştı martıya sataştı. ondaki neşenin yarısı herkeste olsa gül gibi yaşar giderdik ne kavga ederdi insanlar kendi aralarında ne de savaşlar çıkardı bir hiç uğruna silah yerine düdüklü tencere filan üretilirdi fabrikalarda..